Miyom Nedir Belirtileri Nelerdir

      Rahim miyomları, rahim dokusundan kaynaklanan, çapları genellikle 1-15cm arasında değişebilen iyi huylu tümörlerdir. Miyomlara bazen fibroid, leyomiyom, leyomiyomata veya fibromiyom da denmektedir. Miyomlar, kadın genital organlarının en sık rastlanan tümörleridir; 35 yaşın üzerindeki her dört kadının birinde, muayene ya da ultrasonla saptanabilecek büyüklükte miyom saptanır.  Hastaların çoğunda, rahim içinde birden fazla miyom bulunur, bu sayı bazen  20 nin üstüne çıkabilir. Kadınlık hormonu olarak bilinen östrojen, miyomların büyümesine yol açar. Bu nedenle miyomlar genellikle üreme çağında ve hamilelikte yaklaşık 2-3 kat büyürler, menapozda ise eğer hasta hormon ilacı kullanmıyorsa genellikle küçülürler.

Miyomlar, rahim dokusundaki yerleşim yerlerine  göre 3 gruba ayrılırlar:

Submuköz Miyomlar

     Rahimin iç yüzüne doğru büyüyen miyomlardır. En az rastlanan miyom tipidir. Ancak, en çok kanama problemi bu tür miyomlarda olur. Kanamalar genellikle adet kanamasında artma ve süresinde uzama şeklindedir.

İntramural Miyomlar

     Rahim kas dokusu içinde yerleşimli miyomlardır. En sık rastlanan miyom tipidir.Submuköz miyomlar gibi, adet kanamasında artma, adet süresinde uzama ve buna bağlı kansızlığa neden olurlar. Aynı zamanda karında ağrı ve rahimde büyüme sonucu dolgunluk hissi ve idrar kesesine bası sonucu sık idrara çıkma gibi problemlere yol açabilirler.

Subseröz Miyomlar

     Rahimin dış yüzüne doğru büyüyen miyomlardır. Tipik olarak, kanama problemlerine yol açmazlar. Daha çok karın ağrısı, sırt ağrısı, dolgunluk hissi ve sık idrara çıkma, kabızlık gibi bası belirtilerine neden olurlar.

Miyomun Belirtileri Nelerdir?

     Rahim miyomlarının çoğu herhangi bir şikayete yol açmaz ve tedavi gerektirmezler. Ancak tüm miyomların yaklaşık %10-20 sinde ciddi şikayetler ortaya çıkar. Miyomlarda en sık görülen yakınma, adet kanamalarının uzun ve şiddetli olmasıdır. Bu kanamalar bazen çok bol ve pıhtılı olabilir. Kronik kanama nedeniyle hastalarda kansızlık (anemi) gelişebilir.      

Miyom hastalarında sık rastlanan diğer yakınmalar şunlardır:

 

  • Karın ağrısı ve dolgunluk hissi
  • Sırt ve bacak ağrısı
  • Cinsel ilişki ile ağrı oluşması
  • Sık idrara çıkma (miyomların idrar torbasına bası yapması sonucu)
  • Kabızlık ve gaz (miyomların kalın barsağa bası yapması sonucu)

 

Miyomda Tedavi Seçenekleri

       Miyom hastalarında, eğer miyomlar büyümüyorsa, hastanın yaşı menapoza yakınsa ve miyomlar şikayet yaratmıyorsa tedavi olmak gerekli değildir. Ancak, hastaların önemli bir kısmında ağrı, sık idrara çıkma, adet kanamasında artma ve kansızlık gibi şikayetler vardır ve tedavi gerektirir. Bazı hastalarda, aralıklarla çekilen ultrason ya da MR larda miyomlarda büyüme görülebilir. Bu hastalarda henüz şikayet olmasa bile büyüyen miyom eninde sonunda şikayete yol açacağından tedavi uygulamak gerekebilir. Tedavi kararında hastanın yaşı da etkilidir. Genç hastalarda miyomların gelecekte büyüme ve probleme yol açma olasılığı yüksektir, bu yüzden genç hastalarda daha sıklıkla tedavi uygulanır. Buna karşılık menapoza yakın bir hastada eğer miyomlar büyümüyorsa ve şikayet yaratmıyorsa hasta tedavi olmamayı tercih edebilir. Miyomlar için tedavi kararı verilirken belirtilen bu faktörlerin tümü göz önüne alınmalıdır. 

Hormon Tedavisi

      Bu tedavide, hastaya GnRH agonistleri denen ve menapoz oluşturup östrojen düzeyini düşüren ilaçlar verilir. Böylece, miyomlarda küçülme ve miyomu besleyen damarlarda incelme görülebilir, buna bağlı olarak hasta şikayetleri azalabilir. Ancak bu iyileşme kalıcı değildir. Hormon tedavisi kesildiğinde, miyomlar hızla büyürler ve damarları da hızla eski haline döner. Ayrıca bu ilaçlar uzun süre kullanılırsa, hastada osteoporoz (kemik erimesi) ve şiddetli menapoz belirtileri görülebilir. Bu nedenle, hormon ilaçları miyomların kalıcı tedavisi için kullanılamaz. Ancak diğer tedavi seçeneklerini reddeden hastalarda kısa süreli iyileşme sağlamak ve miyomektomi amaliyatından önce miyomların ameliyatta daha az kanamasını sağlamak amacıyla kullanılabilir.

Miyomektomi

      Genel anestezi altında rahimdeki miyomların ameliyatla teker teker dışarı alınmasına dayanır. Bu şekilde, rahim alınmadan miyomların tedavisi sağlanabilir ve özellikle genç kadınlarda doğurganlık potansiyeli korunabilir. Miyomektomi, genellikle karından açık cerrahi şeklinde yapılır, ancak laparoskopik ya da histeroskopik olarak da uygulanabilir. MR tetkikinde rahim içinde bir tane ya da yüzeyel yerleşimli birkaç tane miyom saptanmışsa, miyomektomi uygun bir tedavi yöntemi olabilir. Ancak miyom sayısı arttıkça ameliyat güçleşir, riskler artar ve sonuçları daha az yüz güldürücü olur.

      Rahimde çok sayıda miyomu olan hastalarda, miyomektomi ameliyatı daha uzun sürer, kan kaybı daha fazla olur ve ameliyattan sonra ağrı ve diğer komplikasyonlara daha fazla rastlanır. Ameliyattan sonra hastanede kalış süresi histerektomiden bile fazla olabilir. Çok sayıda miyomu olan hastalarda, ameliyatla tüm miyomları temizlemek güçtür, ayrıca hangi miyomun hasta şikayetlerine yol açtığını saptamak da zorlaşır. Bu nedenle bu tür hastalarda, ameliyat başarıyla yapılsa bile hastaların yaklaşık %20-25 inde hasta şikayetleri tekrarlar ve ikinci bir ameliyat (genellikle histerektomi) gerekebilir.

Histerektomi

     Genel anestezi altında rahimin tamamının alınmasıdır. Hasta eğer 40 yaşın üzerindeyse, genellikle yumurtalıkların da alınması tercih edilmektedir. Genellikle, çok sayıda miyomu olan, menapoza girmiş ya da artık hiçbir şekilde hamilelik istemeyen hastalarda uygulanır. Radikal bir tedavi yöntemidir, rahim alındığı için tüm miyomlar alınmış  olur, ayrıca rahim ve yumurtalık kanseri riski (yumurtalıklar da alınırsa) ortadan kalkar. Yumurtalıklardan salgılanan hormonlar hastaya ameliyattan sonra ilaç olarak verilir (hormon replasman tedavisi).


<< Anasayfa'ya Dön