Vajinismus Nedir? & Vajinismus Tedavisi
    Kadında cinsel ilişkinin olduğu anatomik bölgeye vajina adı verilir. Vajinanın girişindeki kasların istem dışı kasılarak cinsel birleşmenin acılı ve imkansız olarak algılanmasına vajinismus denir. Vajinismusta başta vajina etrafında olmak üzere tüm vücutta bir kasılma, endişe, korku, tiksinme ve panik hali olur. Kadın bacaklarını açılmalarını engelleyecek boyutlarda sıkıca kapatır ve elleriyle eşini iter. Kızlık zarlarının çok kalın yada vajinalarının çok dar olduğunu düşünebilen bu kadınlar oluşan acı beklentisi sonucunda kendilerini savunma ve koruma çabaları içine girerler.

     Vajinismus ülkemizde yeni evli her 100 kadından beşinde görülmektedir. Vajinismus tedavisi arayışında bulunmayan kısmı yada durumsal vajinismus yaşayan kadınların sayısı bilinmemektedir. Türk kültüründeki cinsel değerler, cinselliğin anlamı, cinsel ilişkinin tanımı, cinsel işlev bozukluğunun algılanması gibi bazı özelliklerde vajinismusun görülme sıklığında rol oynar.

      Vajinismus Belirtileri; Yaklaşık 2 cm kalınlığında düz kaslardan oluşan vajina girişi kadının yanlış algısına göre, kasılmalar nedeniyle daralmakta, sertleşmekte ve birleşmeyi hemen hemen imkansız hale getirmektedir. Kadın nefesinin kesildiğini bile tarif edebilir. Genellikle, vajina bölgesine müdahale sona erdiğinde kaslar gevşer ve normale döner.

     Vajinismuslu kadınların ortak özellikleri; Her şeyin en kötüsünü düşünürler, kurallara uyarlar, öfkeyi ifadede zorluk çekerler veya kızgınlıklarını dışa vurmazlar, aileye bağımlıdırlar, iyi kız olmaya çalışırlar, iğne ve diş hekimi gibi korkuları vardır, çocuksu bir kişilikleri vardır, bedenlerinden hoşnut olmazlar, olumsuz dinsel şartlanmaları olabilir, cinsel organdan iğrenme ve hoşlanmama durumu yaşayabilirler. Cinsel organlarının hiç farkında değildirler. Vajinismuslu kadınların ailelerinin ortak özelliklerinde; baskın, tehditkar, alkolik, aşırı koruyucu bir baba, cinsellikten hoşlanmıyan bir anne, sık çatışmaların yaşandığı sağlıksız bir aile ortamı bulunabilir.

     Vajinismus tanısı, ilk cinsel birliktelik denemesi sırasında yaşananları çiftin anlatmasıyla konur. İlk cinsel birleşme girişiminde açığa çıkar ve devam ederse primer vajinismus denir. Primer vajinismusun altında yatan en önemli sebep korkudur. Daha önce acılı yada acısız, keyifli yada keyifsiz bir cinsel birleşme yaşantısı olmuş ve sonrasında vajinismusa yakalanmış kadınlarda görülen rahatsızlığa ise sekonder vajinismus denir. Bu durumun nedeni büyük bir ihtimalle bir travma veya geçirilen bir ameliyattır. Bazen çok zor gerçekleşmiş bir doğum da sebep olabilir.

     Vajinismus tedavi yöntemleri ve vajinismus eğzersizleri ile tedavisi %100 olan bir hastalıktır. Önemli olan bunu farkedip eşiyle birlikte bir vajinismus tedavi merkezine başvurmaktır. Tedaviye uyum tam olduğunda kadınlar kolaylıkla vajinismusu sabırla yenerler.

Gizlilik Taahhütnamesi
    Muayenehaneye başvuru sebebiniz ve size ait tüm bilgiler sizin yasal haklarınız kapsamında ( TC Sağlık Bakanlığı Hasta Hakları Yönetmeliği RG 01.08.1998 ,23420 ) tümüyle gizli tutulacaktır. Başka kişi ve şahıslara şikayetiniz, hastalığınız ve tedaviniz hakkında bilgi verilmez.

Orgazm Bozuklukları ( Orgazm Olamama, Orgazm Eksikliği)
    Orgazm bozukluğu orgazm olamama yada orgazm eksikliği olarak ta ifade edilir. Orgazm genital bölge etrafındaki kasların ve genital organların ritmik kasılmalarıyla hissedilen zevkin doruk noktası, çarpıntı solunum değişiklikleri ve cinsel gerilimin rahatlaması olarak tanımlanır. Orgazm bozuklukları kadınlarda daha sık olmakla birlikte toplumda %30-40 olarak görülür.

    Orgazm olamama bazen kadın tarafından önemli bir sorun olarak algılanmasa bile eşi için daha önemli bir sorun olabilmektedir. Kadınlar her cinsel birleşmede orgazm gereksinmesi duymasalar bile partnerleri bunu gerekli görebilmekte ve eşlerini kendi istekleri dışında tedavi için getirebilmektedirler. Böyle bir tutumun temelinde orgazm olmayan kadından çok orgazm etmeyi beceremeyen erkek sendromu yatıyor olabilir. Erkeğin bu tutumu kendi performans ve başarı kaygısını ortadan kaldırmaya yönelik bir çabanın işareti olabilir ve bu tür bir davranış kadının cinsel aktivitelerden alacağı zevki de olumsuz yönde etkileyebilir. Olay kısır bir döngü içine girer, bu aşamada bir uzmandan yardım alınmalıdır.

    Orgazm bozukluğu ele alınırken birincil veya ikincil ayırımı yapılmalıdır. Birincil orgazm bozukluklarında kadın ilk cinsel deneyiminden başlayarak orgazm olamamaktadır. İkincil orgazm bozukluklarında ise sonradan oluşan orgazm olamama durumu vardır.

    Orgazm bozukluğu ile başvuran hastanın öncelikli olarak fizik muayenesi ve pelvik muayenesi yapılır. Neden olabilecek kronik hastalıklar ve kullanılan ilaçlar sorgulanır. Bazı davranış tedavileri, cinsel terapiler ve evlilik terapileri ile sorun çözülmeye çalışılır.

Ağrılı Cinsel İlişki (Disparoni)
    Disparoni cinsel ilişkinin ağrılı olasıdır. Ağrı vajen girişinde hissediliyorsa sebep daha çok uyarılma eksikliği, hafif bir vajinismus durumu, vajinal enfeksiyon ve bartolin kisti olabilir. Ağrı cinsel birleşmenin süresi uzadıkça azalıyor yada kayboluyor ise uyarılma eksikliği en çok düşünülmesi gereken nedendir. Çünkü cinsel birleşmenin süresinin uzamasıyla cinsel uyarılma arttıkça vajinal ıslaklıkta artar, vajen kasları gevşer ve ağrı azalır kaybolur. Ağrı derin penetrasyonla artıyorsa sebep olarak enfeksiyon, rahim ve yumurtalık hastalıkları, endometriyozis düşünülür. Bu durumlarda ağrı cinsel birleşmenin süresinin uzaması ile azalmaz aksine artar.

    Psikolojik sorunlar da cinsel ilişki sırasında ağrı hissi oluşturabilir.


Cinsel Uyarılma Bozuklukları
    Cinsel uyarılma bozukluğu cinsel işlevin uyarılma evresinde oluşması beklenen fizyolojik değişikliklerin oluşmaması ile kendini gösteren bir bozukluktur. Uyarılma evresinde normalde genital organlara giden kan akımındaki artış vajinal büyüme ve ıslanmaya neden olur. Cinsel uyarılma bozukluğu da tüm cinsel uyarma ve uyarılma çabalarına karşın bu fizyolojik değişiklikler oluşmamakta ve kadın uyarılma ile ilgili duyumları alamamaktadır. Bu bozukluk sıklıkla cinsel ilgi kaybı ve istek azlığına eşlik ettiğinden tek başına nadiren ortaya çıkar. Ancak doğum sonrası ve menopoz dönemindeki hormonal değişiklikler cinsel uyarılmaya verilen normal vajinal yanıtları bozabildiğinden bu gibi durumlarda cinsel uyarılma bozukluğu ilgi ve istek kusuru olmadan da ortaya çıkabilmektedir.

    Büyük şehirlerdeki yaşam şartlarındaki zorluklar, stres ve maddi sıkıntılar özellikle kadınlarda cinsel uyarılma ve isteksizlikle sonuçlanan sorunlar oluşturabilmektedir.


<< Anasayfa'ya Dön