Anneden ovum, babadan sperm alıp; bunları laboratvar ortamında birleştirerek oluşan gebelik mahsülünü belli bir bölünme aşamasına gelince uterusa yerleştirerek gebelik elde etmeye İVF denir.
     Bu yöntemle ilk bebek 1973 yılında doğmuştur. O günlerden bugünlere milyonu aşkın tüp bebek dünyaya gelmiştir.

     Yakın zamana kadar 4 zigota kadar uterusa yerleştirme yapılıyordu. Bu sayı özel bir durum olmadıkça bire düşürüldü. Sperm ile ovumların birleştirilmesinden elde edilen en sağlıklı zigot seçilerek gebelik şansı arttırılmaya çalışılır.

     İVF de başarı şansı % 30-35 dir. Gebelik elde etme şansı bunun üzerinde olmakla beraber eve canlı bebek götürme en iyi merkezlerde bile %40 ın altındadır.

     İVF uygulamaları farklı yöntemler denenerek yapılabilir. Günümüzde en çok kullanılan ICSI (intrasitoplazmik sperm injeksiyonu) dur. İVF ile elde edilen zigotlar, sıvı nitrojende dondurularak uzun süre saklanabilirler. Bu tekniğe kriyoprezervasyon denmektedir.

İVF kimlere uygulanır

  • Tubal infertilite
  • Açıklanamayan infertilite
  • Endometriozis
  • Ağır erkek infertilitesi
  • Servikal faktöre bağlı infertilite
  • Prematür over yetmezliği

Sperm İnseminasyonu (aşılama)

     Erkekten alınan spermlerin gerekli işlemlerden geçirildikten sonra uterin kaviteye yerleştirilmesine inseminasyon denir. Muayanehane koşullarında başarı ile uygulanabilir. Uygun seçilen hastalarda başarı %20 yi bulur. Ağır oligospermi olgularında yapılmamalı ve 4 kezden fazla tekrarlanmamalıdır.

İnseminasyon kimlere uygulanmalı

  • Oligospermi (5-20 milyon/ml)
  • ASA ya bağlı astenospermi
  • Geçirilmiş servikal operasyonlar
  • Kalın mukus varlığı

    Tubaların kapalı olduğu hastalarda yapılamalıdır.


<< Anasayfa'ya Dön