37-42 haftalık, 2500-4000gr ağırlığında bir bebeğin, 8-10 cm uzunluğundaki doğum kanalını makul bir süre içinde belli hareketleri peş peşe yaparak terk etmesine doğal doğum denir. Normal doğumda bebek yüzü yere bakacak şekilde oxiput anterior pozisyonunda doğar.

     Doğum 37. Haftadan önce gerçekleşirse buna erken doğum denilir. Doğumların %6 sı erken doğumdur. 37. Haftadan ne kadar önce doğarsa hayatta kalma şansı o kadar azalır. Bu dönemdeki bebek kayıplarının sebebi akciğerlerin gelişmemesidir.

     Doğum 42. Haftadan sonra olursa postmatürasyon yani gün aşımı söz konusudur. Tüm doğumların %10 u bu dönemdedir. Bu dönemde plasental yetmezlik bebek kayıplarına neden olabilir.

     Doğumun başlaması ve bitmesi arasında 3 saatten daha kısa sürede tamamlanırsa buna hızlı doğum veya partus presipitatus denir.

     Hızlı doğum; doğum yolunda yırtıklara bağlı kanamalara, doğum sonu atoni kanamalarına ve bebekte beyin kanamalarına sebep olabilir.

     Normal doğumda post partum (doğum sonu) kanaması 500cc yi geçmemelidir.

     Doğum makul sürenin üzerinde bir zamanda olmuşsa bunun adı zor doğum veya distosi dir. Anne ve bebeği yoran bu süreçte sezaryen tercih edilebilir.

     Makul süre tanımlaması değişken olmakla birlikte doğum yapmamışlarda 24 saati, doğurmuşlarda ise 14 saati aşmamalıdır. Bu süre ritmik kasılmaların başlaması ile bebeğin doğması arasındaki süredir.

     Normal doğumda bebeğin en sert kısmı yani kemikten oluşmuş başı ile yine annenin kemikten oluşmuş pelvisi (çatısı) arasında geçen bir uyum olayıdır. Doğum yolunu oluşturan kemik çatının enlemesine, ön –arka, oblik çapları 8-10 cm lik yolun her yerinde aynı değildir. Bu nedenle bebek doğum yoluna uyum sağlamak ve onu aşmak için belli hareketleri peş peşe yapmak zorundadır.

     Bu hareketler sırası ile angajman,fleksiyon, iç rotasyon, çıkımda defleksiyon ve dış rotasyondur.

NORMAL DOĞUMUN EVRELERİ
      Normal doğum 4 aşamalı bir olaydır. Bebeğe geçici ev sahipliği yapacak olan ve bebek büyüdükçe onunla birlikte büyüyecek olan uterusun (rahim) gebeliğe uyum sağlaması ile başlar ve lohusalık ile sonlanır.

Aşama 0

  • Oksitosin reseptörü henüz yoktur( oksitosin beyindeki hipofiz bezinin arka lobundan salgılanan ve uterusu ritmik kasılmalara sevkeden yani doğum kasılmalarını oluşturan hormundur.)
  • İmplantasyondan hemen önce başlar ve 20. Gebelik haftasına kadar devam eder.
  • Bu dönemde serviks yani rahim ağzı sert, corpus yani rahimin üst bölümü yumuşaktır. Bu yumuşamayı sağlayan iki önemli hormon progesteron ve relaksindir. Düşük tehdidi olgularında progesteron verilmesinin amacı bu yumuşamayı sağlamaktır.

Aşama 1

  • Oksitosin reseptörleri az da olsa olduğundan oksitosin verilerek doğum kasılmaları başlatılabilir.
  • Uterus elle uyarılarılırsa kasılma oluşur.
  • alancı doğum kontraksiyonları bu dönemde başlayabilir. Bunlar 15 sn den kısa süren, ritmik olmayan , rahim ağzında açılma ve silinmeye neden olmayan kasılmalardır. Bebeğin baş pozisyonuna dönmesine ve doğum yoluna doğru yönlendirilmesine yarar. Çoğu zaman bu yalancı kasılmalar anne adayı tarafından gerçek doğum kasılmaları ile karıştırılabilir. Farklı olarak gerçek doğum kasılmaları ritmiktir , 30 sn den fazla sürer ve serviks in açılma ve silinmesine yol açacak şiddettedir.

Aşama 2

Doğumun gerçekleştiği fazdır. 3 devreden oluşur.

1- Açılma devri

  • Uterusu (rahmi) ağzı kapalı içinde bebeği barındıran bir torba gibi düşünürseniz, bebeğin doğması için bu ağzın açılması gerektiğini anlarsınız.
  • Açılma devri ritmik kasılmaların başlaması ile başlar. Bu kasılmalar 10 dakikada en fazla 3 kez olur. Ortalama 40 sn süren kasılmalar rahim ağzının 10 cm açılmasına kadar sürer.
  • Bu dönemde 3 önemli olay gerçekleşir.
  • Portio sentralize olur, serviks vaginayı ortalar. Bu bulgu muayene eden hekimin gerçek doğum kasılmalarının başladığını ayırt etmesini sağlar.
  • Nişan gelir. Serviksin iç kısmını tıkayan mukusun birkaç damla kan ile atılmasına nişan denir. Çoğu vakada nişan gelmesini takiben 24 saat içinde doğum olur.
  • Su kesesinin açılması. Amniotik kese %70 olguda bu dönemde açılır.
  • Açılma dönemi primiparlarda (doğurmamış) 6-8 saat, multiparlarda (doğurmuş) 3-4 saat sürer.

2- Ikınma indifa devri

  • Serviksin 10 cm açılması ile başlar ve bebeğin doğumu ile sonlanır.
  • Doğum kasılmalarının en şiddetli hissedildiği dönemdir. Refleks olarak anne adayının ıkınması bebeğin doğum kanalını daha hızlı terk etmesini sağlar.
  • Bu dönem primiparlarda 1 saati, multiparlarda yarım saati geçmeden sonlanmalıdır

3-Halas devri

  • Plasentanın ayrıldığı, uterus dışına atıldığı dönemdir. En fazla 30 dakika sürer.
  • Bu dönemde plasentanın ayrıldığı yerden kanama olur. Bu kanama uterusun kasılmaları sayesinde kolayca durur.
  • Bu kasılmaların yetersiz olması uterin atoniye ve yoğun kanamalara neden olur. 500 cc yi geçen kanamalar hızlı bir yaklaşım ile yakın takip ve tedavi gerektirir.

Aşama 3

Lohusalık dönemidir.

SEZARYEN
     Sezaryen fetüsün karın duvarından (laparatomi) ve uterus duvarından (histerotomi) kesiler ile doğurtulmasıdır.

     Normal populasyonda %17-20 sıklıkta uygulanır.Günümüzde sezaryen doğum sıklığı çeşitli sebeplerle artmıştır.

Sezaryen oranlarının artış nedenleri

  • Fetal monitarizasyonun yaygın kullanımı
  • Doğurganlığın azalması
  • İlk gebelik yaşının ilerlemesi
  • Makat gelişlerde yaklaşım değişimi
  • Sosyo- ekonomik koşullarda iyileşme
  • Anestezi ve operasyon koşullarında iyileşme
  • Anne adayının isteği
  • Hukuki olaylar

Sezaryen operasyonu komplikasyonları

  • Anestezi komplikasyonları
  • Postpartum enometri
  • Sepsis ve peurperal infeksiyon
  • Mesane ve üreter yaralanmaları
  • Daha fazla kan kaybı
  • Tromboembolik olaylarda artış
  • Fistül gelişimi
  • Uterusta skar kalması
  • Üriner enfeksiyon
  • Yara yeri enfeksiyonu

     Sezaryen ile doğum yapanlarda rüptür ( eski sezaryen yerinden yırtılma) riskinin arttığı gerekçesi ile sonraki doğumlarda da sezaryen uygulanması yaygındır. Günümüzde yapılan alt segment transvers kesili sezaryenlerde bu risk çok yüksek değildir. Vaginal doğum gerekli tedbirler alınarak yakın takip altında %60-80 gerçekleştirilebilir.

     Sezaryen ile doğan bebeklerde bir görüşe göre respiratuar distress (solunum sıkıntısı) ve yeni doğan takipnesi (soluk sayısında artış) daha sık görülür. Buna karşın bebekte beyin kanaması ve zeka geriliği açısından fark yoktur. Sezaryen indikasyonları

1) Acil durumlar

  • Kord prolapsusu
  • Ablasio plasenta
  • Fetal distress
  • Uterus rüptür tehdidi
  • Annenin hayati tehlikesi

2)Acil olmayan zorunlu durumlar

  • Sefalopelvik uygunsuzluk (baş-çatı uygunsuzluğu)
  • Plasenta previa (eşin önde olması)
  • Tekrarlayan klasik sezaryen
  • Geçirilmiş uterus operasyonları
  • Transvers duruş (yan duruş)
  • Aktif HSV ve HPV enfeksiyonları

3) Başarısız indüksiyon sonrası

  • Preeklampsi eklampsi
  • İUGR
  • Prematürite
  • Diyabet
  • Rh uyuşmazlığı
  • İlerlemeyen tramvay
  • Annenin isteği


<< Anasayfa'ya Dön